Cuma, 26 Nisan 2019
.
.
chevron_left chevron_right
Zincir Market Grupları İstanbul

Perakendede Bir İlke İmza Attı

İyi Gelecek Festivali, Anadolu’dan Dünyaya perakende yolculuğuna çıkarıyor.

Perakendede Bir İlke İmza Attı

Migros, 5-7 Nisan tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlediği ‘Migros İyi Gelecek Festivali’nde Türkiye’nin en büyük perakende fuarına imza attı. Fuar, Migros’un 65 yıllık tarihinde birlikte değer yarattığı üreticilerini, tedarikçilerini, çiftçilerini, çalışanlarını ve müşterilerini bir araya getiriyor.

Toplam 20.000 metrekare kapalı alana kurulan fuara 4 bin marka, 400’den fazla tedarikçinin yanı sıra 81 ilden gelen 2 bin 500 Migros çalışanı katılıyor. Halka açık olan fuarı 100 bin kişinin ziyaret etmesi bekleniyor.

Türkiye’de ilk defa bir fuarda besi çiftliği kuruldu. Keçi, dana, koyun, tavuk, hindi gibi canlı hayvanlar getirilerek gerçek bir çiftlik deneyimi sunuldu. 24 saat veteriner hekim gözetiminde olacak canlı hayvan bölümü 3 gün boyunca ziyaret edilebilecek.

Fuarda ayrıca ulusal, uluslararası ve yerel yüzlerce markanın en yeni ürünlerinin sergilendiği stantlar bulunacak. Gıdadan kozmetiğe, temizlikten zücaciyeye, tekstilden son teknolojik cihazlara binlerce ürüne tek bir noktadan ulaşılacak.

Ünlü isimlerin çeşitli etkinliklerde ziyaretçilerle buluşacağı fuarda söyleşiler, ürün tadımları, mutfak etkinlikleri, oyun alanları, yarışmalar düzenlenecek ve sürpriz hediyeler sahiplerini bulacak.

“Migros tam bir Türkiye mozaiğidir”

‘Migros İyi Gelecek Festivali’nin Türkiye’de tek bir marka tarafından düzenlenen ilk perakende fuarı olduğunu söyleyen Migros Grubu İcra Kurulu Üyesi Cem Rodoslu, “65. yaşımızda Türkiye’nin en büyük perakende fuarını hayata geçirdik. Beraber değer ürettiğimiz ekosistemimizi ilk kez halka açtık.

Dünyanın ve Türkiye’nin en büyük markaları ile Türkiye’nin her bir yöresinin renklerini, değerlerini, lezzetlerini bir çatı altında buluşturduk. Sağlam temeller üzerine kurulu Migros ekosisteminin gücünü ortaya koyduk. Ancak ürün çeşitliliğimiz fuar merkezimize bile sığmadı.

Alanın tamamına yayılan markalar, Migros ekosisteminin yalnızca beşte biri. Migros Türkiye’nin 81 ilinde. Bu fuarda 81 ilden üreticimiz, 400’den fazla tedarikçimiz ve çiftçilerimiz bulunuyor. Migros İyi Gelecek Festivali kapsamında, perakendenin bugününü ve geleceğini sergileyeceğiz.

3 gün boyunca 4 bin markamız stantlarında çeşitli etkinliklerle yeni ürünlerini tanıtacak. Fuar merkezinde her türlü teknolojiye sahip, tam donanımlı bir Migros mağazası da kurduk. Jet kasadan para transferine, mağazalarımızda sunduğumuz tüm hizmetler bu mağazamızda da yer alacak.

Ayrıca, fuarımıza özel indirimli satışlarımız olacak. Migros İyi Gelecek Festivali’nde global vizyonu, yenilikçi yüzü, köşe bucak tüm zenginlikleri, ekonomik gücü ve köklü değerleriyle Türkiye’yi görüyorum. Migros tam bir Türkiye mozaiğidir” dedi.

“Ne mutlu bize ki çok büyük bir tarihi ve kültürel mirasın çocuklarıyız. Anadolu, berekettir, üretimdir” diyen Cem Rodoslu, sözlerine şunları ekledi: “Göbeklitepe kazılarıyla bilinen ilk buğday ve ekim izlerine, 12 bin yıl önce Anadolu’da rastlanmış oldu.

Bu bölgede, atalarımız dünyayı tarımla, üretimle tanıştırdı. Onlar aslında sadece buğdayı değil, medeniyeti filizlendirdiler.”

Rodoslu, “Tarım tarihi, insanın âlet kullanmaya başladığı, bitkileri ve hayvanları evcilleştirdiği destansı bir süreç. Tarımsal düzene geçiş, insanlığa yeni bir yaşam şekli getirdi. Yerleşik hayatla birlikte, hijyen, kişisel bakım gibi birçok yeni ihtiyaçla tanıştı. Ticaret ve perakende de buradan doğdu” dedi.

Rodoslu sözlerine şöyle devam etti: “Bugün de tarım stratejik öneme sahip. Ölçeği büyütülmüş sürdürülebilir bir tarım, Türkiye’nin olmazsa olmazıdır. Kendi kendine yeten bir Türkiye geleceğimizdir.”

Tarihi tohum ve reçeteleri yeniden tariflemenin tarımın bilimle buluşması ve buna istekli tedarikçi ve perakendeci ile mümkün olduğunun altını çizen Cem Rodoslu, “Çünkü atalarımızın tohumları Türkiye’nin mücevherleridir. Biz de “Anadolu Lezzetleri”nde işte bu mücevherleri koruduk.

Anadolu’nun kaybolmaya yüz tutan değerlerini, tohumlarını korumayı ve geleceğe taşımayı da misyon ediniyoruz. 3 yıl boyunca özel bir ekiple Anadolu’yu karış karış gezdik. Asırlardır bu topraklarda var olan, ancak zaman içinde farklı sebeplerle ekilmeyen tohumları ambarlardan çıkarttık.

Sofralara 54 otantik lezzet taşıdık. Amik Ovası’nın 12 bin yıllık karakılçık buğdayı, Yusufeli’nin cevizli-fındıklı kömesi gibi... Bu çabamız sonucunda, bu yerel üreticiler Migros’un üreticileri haline geldiler. Bugün bu ürünlerin üretiminin her aşamasına sahip çıkıyoruz” dedi.

Bölge: Etiketler:
VİDEO GALERİ
Emoji ile tepki ver!
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • DAHA FAZLA SONUÇ YÜKLE