Çarşamba, 28 Ekim 2020
.
.
chevron_left chevron_right
Gündem İstanbul

''Evden Çalışma Her Sektöre Uymaz''

Pandemi sürecinde zorunlu olarak başlamasına ve belli bir süre uygulanmasına kimsenin itirazı olamazdı. Ancak görülüyor ki; bunu sürdürme arzusunda olan şirketlerin sayısı hiç de az değildir diyen Perakende Uzmanı Ercüment Tunçalp, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Evden Çalışma Her Sektöre Uymaz''

Yapılan işin şekline göre bu da mümkün olabilir. Reklam ve medya sektörü çalışanları, yazılımcılar, finans sektörü çalışanları, eğitimciler ve web tasarımcıları en uygun meslekler olsa da onlar için bile uzaktan çalışmanın düşük performansa sebep olma ihtimali vardır. Zira her insan bu tarz çalışmaya uygun olmayabilir!

Ofiste çalışırken bile iş sürecini kontrol etmek ve çalışanların ne zaman nerede olduklarını, neler yaptıklarını takip etmek o kadar kolay değilken, evdeki durumu denetlemek hayli beceri ister. Kurnaz çalışan, “yazlıkta ev sayılır” diyerek Bodrum’a transfer olursa bunu nasıl ayıracaksınız?

Ofiste çalışırken bile telefondan, tabletten ayrılamayan bir ırkın ahfadıyız! Maalesef zayıf iş disiplininin yaygın olması ve ciddi denetime ihtiyaç duyulması çok açıktır. Ancak diyelim ki; kontrol ve aramalar sıklaştı, emin olun bu da sıkıcı olur, güven sorunu yaratır ve üstelik şirkete bağlılıklar azalır.

Ama yine de en uygun iş kategorileri yukarda sayılanlar kadar sınırlıdır…

Lafı dolandırmanın anlamı yok, örneğin bu sistem perakende sektörüne uymaz.

“Biz yapalım da gör.”

Gördük zaten. O zaman gördüklerimize dayanarak yorumlayalım.

Takım ruhu ölür. Cephede savaşanlar talimatı evden aldıkları sürece güven kaybı yaşarlar. Ben en az otuz kişiyle konuşarak bu kanıya vardım. İnanmayan meslektaşlar benzer araştırmayı yapabilirler.
Evden çalışmaya alışan profesyonelde kondisyon kaybı olur ve tekrar sahaya dönünce geçmişteki performansı yakalaması zorlaşır.
Kontrolsüz kalan satış noktaları gevşerler. Eğer mağazalarda işletici firma çalıştırıyorsanız, onlar da bağımsızlıklarını ilan ederler. Uçan fiyatlar, etiketsiz bırakılan reyonlar ve kurumsallıktan uzak müşteri ilişkileri öne çıkar.
Sahaya inmeyen yöneticinin üretkenliği azalır. Müşteriyi izlemeyen, problemi görmeyen yönetici ilham kaynağını kaybedebilir.
İletişimin teknoloji destekli yapılması, yüz yüze ilişkinin sıcaklığını yaratamaz.
Evdeki hayatın da olumsuz etkilenmesi kaçınılmazdır.

İşin yeri ayrı, evin yeri ayrıdır. İkisini tek yerde toplamak, birbirine rakip yaratır. Sonucu da yıkıcı rekabet olur!
Elektronik forumlar arttıkça, “göz görmeyince gönül katlanır” durumu görünür hale gelir ve aile içi huzursuzluklar artar.

Dolayısıyla bugüne kadar işi eve taşımanın doğru olmadığına inandırılmışken, şimdi toptan taşınmanın faydalarına alışmaya çalışıyoruz. Kesinlikle aile içi ilişkilere zarar vereceğini ise uzmanlar söylüyor. Sosyalleşmeyi engelleyeceği de zaten bilinmeyen bir şey değil…

İşleri geçmişte bile masadan yönetmeye alışan ve sahaya inmeyen yöneticileri, önce evden masaya, sonra da mümkün olursa sahaya sürmek iki kat daha fazla zorlaşabilir.
Ofisten eve geçen çalışanların daha fazla uyumaya başladıklarını duyuyoruz. Erken emeklilik havası tekrar eskiye dönüşü zorlaştırabilir.
Uyku sürelerindeki avantajın yanında, ‘mesai süresi bitse de işin bir türlü sona ermemesi’ dezavantajı da bulunuyor. Çalışanın bunlardan sadece ikincisinden şikayet etmesi bile rahata ne kadar çabuk alışıldığının göstergesidir.
Araştırmalar; bu alışkanlık sebebiyle, evden çalışanların üçte birinin sürekli olarak uzaktan çalışmaya izin verecek yeni bir iş aradıklarını ortaya koyuyor.
Ofiste çalışmak ile evde çalışmanın verimi asla aynı olamaz. Çünkü evde dikkati dağıtacak o kadar çok olay gerçekleşiyor ki…
Televizyon sizin için kapatılacak mı?

Diğer aile bireylerinin iletişimi, ilişkileri, misafir ağırlamaları, temizlik işleri nasıl yürüyecek? Hadi bir odaya kapandınız, bunlardan hiç etkilenmeme ihtimaliniz var mı? Eş ve çocuklara, hatta evcil hayvanlara gürültü yasağı koymak o kadar kolay mı?

Elbette bunların hepsinin cevabı aşağı yukarı belli olmuştur. Çocukların ve evcil hayvanların sık sık kameraya girmesi, sadece evdeki katılımcının değil, karşı tarafın da dikkatini dağıtan olumsuzluklardandır.

Birçok patronla konuştum. Evden işi yönetemedikleri için iş yerine döndüklerini söylediler. Çoğunluk da 65 yaş üstüydü…
Düşünebiliyor musunuz; patron ofiste, çalışanlar evde ve online iletişim devrede!

Yaşanmış bir örnekten bahsedeyim. Patron çalışanı öğlene doğru saat 11’de arıyor ve ulaşamıyor. Daha sonra muhatabın duşta olduğu anlaşılıyor. Üstelik çalışan bunu rahatça mazeret olarak öne sürebiliyor.

Çalışma ofiste olsaydı saat 11’de duş gerçekleşir miydi?

Son olarak kendimi bir çalışan yerine koyduğumda; sabah ve akşam trafiğine takılmaktan kurtulduktan bir müddet sonra, tekrar o trafiğe girmek zorunda kalmamın ruh halim üzerinde olumsuz etki yapacağını düşünürüm.

Neticede; iş arkadaşlarıyla her an yüz yüze iletişimin yerini hiçbir şey tutamaz.

Bir futbol maçını televizyondan veya tribünden seyretmenin ne kadar farklı olduğu konusunda büyük oranda mutabakat vardır. Bu fark uğruna spor yazarları ve yorumcuları işlerini stadyumda yapmak isterler. Zira kamera açısıyla yetinmeyip sahanın tamamına odaklanmak isterler.

İşte bunu da ev ile ofis arasındaki bir başka ayrışmaya benzetebiliriz.

ercument tuncalp

Bölge: Etiketler:
adscode
VİDEO GALERİ
Emoji ile tepki ver!
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • DAHA FAZLA SONUÇ YÜKLE