Cumartesi, 19 Ekim 2019
.
.
Hasan R. Ardıç

Biraz da ileri bakalım

Türkiye’de ya da dünyada, herkes günlük işlerin peşinde, günlük kazançların peşinde, çok kısa vadeli plânlar yapılıyor ve de günü yaşamanın önemine dair veciz sözler dolaşıyor iletişim dünyasının favori araçlarında. Bu durum herkes için böyledir demek doğru olmaz tabii. Bazı insanlar geleceğe yönelik düşünüyorlar, çalışıyorlar. Biz de artık biraz böyle yapsak, ne dersiniz? Bugünlerde ülkemizde herkes; öncelikle 24 Haziran seçimlerini konuşuyor, hemen arkasından da ABD Dolarının ve Euro’nun önlenemez yükselişini.

Bunları konuşmak tabii ki koşullara bakınca, takvime de, son derece doğal ancak, her dakika, tüm haberlerde, TV kanallarında, radyoların aşağı yukarı çok büyük kısmında, yazılı basında, seçim, seçim ve seçimler. Benzer şekilde Dolar, Dolar ve de Dolar, ya da Euro.Halk arasında bu konuları hiçbir şey yapmadan, yapamadan sürekli tekrarlayarak konuşmanın bir yararı yok. Bu tür kur düzenlemeleri hükümetlerin ve ulusal ve uluslararası finans kuruluşlarının ana işi.


Tabii ki Ayşe teyze çok önemli. Ama cebinde biriktirdiği diyelim $ 100 ile nasıl etken unsur olabilir ki. Konu hükümetin ve hükümetten bağımsız çalışması ana prensip olan Merkez Bankasının konusu. Serbest piyasaları da unutmamak kaydıyla bu saptamaları hatırlatıyoruz.
Ham petrolün varilinin 80$ mertebesine çıktığı zaman USD’ye ne kadar müdahil olabiliriz ki… Tabii eğer ciddi bir petrol üretimimiz ve stokumuz yoksa. Varsa, zaten belirleyiciler arasındasınızdır.


Bu günlerde popüler olan; katma değeri yüksek üretim konusuna biraz eğilmek, bunu dikkate alan, ileriye dönük düşünmemiz lâzım hususunu ortaya koyalım. Belki düşünenler vardır, belki değil mutlaka vardır da biz yenilerinin katılım ve katkılarına sunalım konuyu…
Örneğin e ticaret, perakende de e ticaret, B2B ve diğer türleri.Şimdilerde başlamış bulunan, yakın gelecekte sayıca yaygınlaşarak artacak perakendede e ticaret, konvansiyonel, tradisyonel mağazacılık için son derece önemsenmesi gereken bir ticaret.


Özellikle standart ürünlerde e ticaret yapmamak olası olmamalı…
Bizim insanımız muhabbeti, tanıdıkla iş yapmayı, pazarlık etmeyi, olmasa bile aldığı ürünün yanında hediye almayı, hep aynı mağazadan alışveriş yaparak önemsendiğini göstermeyi sever. Bunlar mağazacılığın artıları. Maliyetin düşük olması, kira verilmemesi, mağaza dekorasyon masrafının olmaması, enerji, personel, yol, yemek, sgk primi vb maliyetlerin yerine lojistik masraflarıyla düşük maliyetli perakendecilik e ticaretin artıları…


Ürün standart ise; TV gibi, kitap gibi, vs… E Ticaret en akla yakın olanı, çünkü hem verdiğiniz adreste teslim, hem iade garantili, faturalı, kredi kartı ödemeli, vs., vs., …. Buna biraz çalışsak, mağazacılıkta bu seçeneği perakendecinin lehine çevirmeyi dikkate alsak.AVM’ler ne olacak. Öyle ya en az 400 AVM’miz var. Tabii ki e ticaretin yoğunlaşması mağazacılığın tamamen sona ermesi anlamına gelmeyecek. AVM’ler devam yani. Ama lojistik firmaları, depolama işleri çok artacak.


Personel sayısı ve istihdamı açısından bazı problemler olacak tabii. Eh bu da teknolojik gelişmenin cilvelerinden… Otomotiv endüstrisinde robotların kullanılması ne ise bizim sektörde de e ticaret öyle algılanmalı.Yakın vadede bir dönem gelecek, E ticaret mağazacılığın sadece öngörü, yarısını götürecek gibi geliyor… Bu kadar değil tabii.Meselâ bazı meslekler yok olacak. Sanat ön plâna çıkacak. Hayata yeni atılan her genç farklılık yaratmaya çalışırken bunu sosyal bilimlerle, yabancı diliyle değil sanatsal verileriyle yapacak belki de.


Yabancı dillerde tercihler değişecek; İngilizce, Fransızca, Almanca bilmek standart olacak da Rusça, Çince, Urdu dilleri gerekli hâle gelecek… Belki Türkçe de. Yani özetle, kendimizi günlük olmaktan biraz çıkartarak geleceğe hazırlamaya çalışmalıyız düşüncesindeyim.

Hani futbolcuların dediği gibi; önümüzdeki maçlara bakalım.

Ha bu arada Galatasaray’ımı da kutluyorum.

Hasan R. Ardıç

Dati Yürütme Krl. Bşk. Yrd.